KÜLTÜR

Bitkiler Dokunma Şeklimize Göre Bize Cevap Veriyor

Bitkilerin, saldırgan türler tarafından ele geçirilip yenilmeye başladıklarında buna tepki olarak tatlarını değiştirdiklerini biliyorduk. Bazı araştırmalar, bitkilerin birbirleriyle iletişim halinde olduklarını ve bilgi aktarımı için mantarlardan oluşan ağ yapısını kullandıklarını da göstermişti. Ancak bitkiler hakkında bilmemiz gerekenler sadece bununla sınırlı değil. Anlaşılan bitkiler kendilerine neyin dokunduğunu da anlıyor. Ayrıca bitkiler dokunma şeklimize göre farklı tepkiler veriyor. Konu hakkında bir iki araştırmaya göz atalım

Avustralyalı bir araştırma grubunun çalışmaları bitkilerin onlara nasıl ve ne amaçla dokunduğumuzu bildiğini gösterdi. Farklı dokunuşlar, bitkinin birbirinden farklı uyarıcıları harekete geçirmesini, fizyolojik ve genetik olarak değişime uğramasını sağlıyor. Yani, insanlar, dokunulduklarında bitkilerin bir şey hissetmediğini varsayarak davransa da aslında onlar bu konuda son derece hassas. Belki  çiçeklerini kopardığımızda elimize bir şaplak atamıyorlar ama ne yaptığımızın farkındalar.

Araştırmacılar, bitkinin kendisine dokunan şeye göre tepki verdiğini, örneğin yağmur damlacıklarının dokunuşu karşısında binlerce gen ifadesini değişime uğrattıklarını gösterdi. Bu değişim ilk damlacığın değmesini takip eden dakikalarda başlayıp yarım saat kadar sürüyor. Bir insanın usulca dokunması da benzer bir süreç yaratmakta.

Bitkiler de Deneyim Yoluyla Öğreniyor

Avustralyalı evrimsel çevrebilimci Monica Gagliano, çevresel etkilere son derece duyarlı olan küstüm çiçeği olarak bilinen Mimosa pudica üzerinde yaptığı araştırmalarda son derece ilginç bir sonuca ulaştı. Çiçeğin yaprakları dışarıdan gelen temas sonucunda hızla su kaybedip birbiri üzerine kıvrılıyor ve aşağı doğru sarkıyor. Ancak bu durum art arda tekrar ederse küsmeyi bırakıp buna kimyasal bir tepki göstermeye son veriyor.

Araştırmacılar, çiçeğin sadece tepkisini değiştirmekle kalmadığını, öğrenilmiş deneyimlerde olduğu gibi bunu hatırlamayı da başardığını gördü. Hatta bir ay sonra bile bitkinin yeni öğrenilmiş bu deneyimle harekete geçtiği tespit edildi. Gagliano’ya göre, bitkilerin bir beyni olmasa da kalsiyuma bağlı sinyal sistemiyle harekete geçirdikleri bir ağ yapıları var. Bu ağ beyindeki nöral ağlar gibi çalışıyor. Sinyaller bitkinin hücrelerine iletildiğinde, bizdeki hafızaya benzeyen bir sistem devreye giriyor.

Bitkiler bizi çeşit çeşit yetenekleri ile şaşırtmaya devam ediyor. Bakalım sırada ne var? Ayrıca bu yazımıza da göz atabilirsiniz: Bitkiler de Hisseder!

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu