Beklentileri Fazla Tutmanın Sonucu: Paris Sendromu

Paris aşk ve ışık şehri olarak tanımlanır pek çok yerde. Ancak yine de beklentilerinizi yüksek tutmayın çünkü bu beklentiler sizi hasta edebilir.

İzledikleri Fransız filmlerinin etkisi ile Paris’e giden turistler uçaktan indikten sonra sokaklarda Sartre’yi, Chanel’i bisiklete binen güzel kadınları görmeyi beklerken bir anda gri bulutlar, kaba taksi şoförleri, para isteyen evsizler ile karşılaşabilirler. Sonuçta her büyük şehirde olduğu gibi Paris’te zıtlıkları bünyesinde barındıran bir şehir ve eğer pembe gözlükleri takarak yolculuk eden biri iseniz bu hayal kırıklığı sizi hasta edebilir.

‘Paris sendromu’ varlığı bilimsel olarak da kanıtlanmış psikolojik bir hastalık.Sokaklarında parfüm kokuları yayılan, her yanından güzel müzikler duyulan bir şehir beklerken karşılaştıkları gerçeklik sonucunda en çok etkilenenler de Japon turistler. Yapılan araştırmalara göre her yıl Paris’e gelen 6 milyon Japon turistin en az 20 tanesi Paris sendromu yaşıyormuş. Hatta durum öyle ciddi ki, Japon elçiliğinin bu konuyla ve Paris’te hastalanan vatandaşlarıyla ilgilenen uzmanları bile var.

Paris sokaklarında bir evsiz

Bu sendrom Prof. Hiroaki Ota’nın liderliğinde, 2004 yılında Fransız psikiyatri Nervure dergisinde yayınlanan bir araştırmaya bile konu olmuş durumda.

Çalışmadaki araştırmacılara göre baş dönmesi, mide bulantısı, terleme, kalp atışı hızlanması, kendine yabancılaşma, gerçeklikten kopma gibi belirtilerle ortaya çıkan bu sendromun en olası nedenleri uzun mesafeli uçuşların bünyede yarattığı yorgunluk, yeni ve bilinmeyen bir ortama girmenin yarattığı stres, yeni çevreyle ilgili yaşanan bir hayal kırıklığı ve antipati ile de ilişkili olduğu söyleniyor.

Bunun yanısıra dil engeli ve kültürlerin çatışması da insanların kendilerini yabancı hissetmelerine neden olabiliyor. Bu arada aslında internette yapılacak küçük bir araştırma sonucunda görülebileceği gibi başka şehir adları ile anılan benzer psikolojik rahatsızlıklar da mevcut.

Aslında temelde yapılması gereken yolculuğa çıkmadan evvel seyahat edilecek şehir ve kültürü iyisi ve kötüsü ile öğrenmeye çalışmak ve en önemlisi de beklentileri fazla yüksek tutmamak elbette.

Önemli olan sonuç değil süreçtir. Gidilen yerden hayal edilen tadı alamamış olsanız bile bunun da bir deneyim olduğunu hatırlatmamız gerekiyor kendimize…

Kaynak: http://www.iflscience.com/brain/paris-syndrome-the-mental-disorder-caused-by-visiting-the-city-of-love/

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Yuvacık Res Projesi: Güney Marmaranın Son Doğal Alanları Tehdit Altında

İznik – Kocaeli –Sakarya sınırlarında kalan Samanlı Dağları silsilesinde bir Res projesi yapılmak istenmekte. Proje …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir