Anı yaşamak mı, anı paylaşmak mı?

Su içmek, yemek, yıkanmak, eğlenmek, hayatımızın temel ihtiyaçlarından bazıları. Onlarsız yaşam olmaz, olsa da anlamı olmaz. Peki ya internete girmek?

Cep telefonları yaşamımıza gireli uzun zaman oldu. Girdiğinden beri de oldukça evrimleşti. Akıllı telefon satışları her geçen gün daha çok artıyor ve akıllı telefon sahiplerinin telefonu kullanım amaçları da değişiyor. Akıllı telefonlar yaşama biçimimizi, çalışma, iletişime geçme, eğlenme, paylaşma biçimlerimizi baştan şekillendiriyor.

Bugün pek çok kullanıcı telefonu amacı dışında –telefon görüşmesi yerine- farklı özellikleriyle kullanıyor. Örneğin fotoğraf çekmek, o fotoğrafı o anda paylaşmak, paylaşılanlar üzerinden yorum yapmak, beğenmek hepimiz için vazgeçilmez bir dürtü haline geldi.

Bu durum son yıllarda hiç olmadığı kadar popüler. Akıllı telefonlarımızla her anı kaydediyor, paylaşıyor ve aklımızca ölümsüzleştiriyoruz. Gerçekten hayatımızdaki en değerli anları korumak ve ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekmek mi gerekiyor?

Yaşadığımız her anı belgeleme ihtiyacımız, aslında içinde bulunduğumuz o anı hatırlamamıza engel oluyor. İronik bir durum değil mi?ani-yasamak

Bugün bir konsere gittiğimizde sahnede belki hayatımız boyunca bir daha asla canlı canlı göremeyeceğimiz bir müzisyeni kendi gözlerimizle izlemek yerine akıllı telefonlarımızla kaydetmeye, fotoğrafını çekmeye çalışıyoruz. Kaydedilen ses de görüntü de bir daha o videoyu izlemeyeceğimizin garantisi olsa bile. Sanki profesyonel kaydedilmiş DVDsini piyasada bulamazmışız gibi. O videoyu, o fotoğrafı çekerek oradaki mevcudiyetimizi sanal dünyada paylaşmak, o etkinliği yaşamaktan daha önemli bir hale geliyor.

Yapılan araştırmaya göre tüketicilere “mobil internetinizden 1 hafta vazgeçmektense neden vazgeçmeyi tercih edersiniz?” diye sorulduğunda geleneksel medya ciddi kayıp yaşıyor. %70’i gazete, %52’si kitap okumaktan %38’i ise televizyon izlemekten vazgeçebileceğini söylüyor.

İnsanlar mobil internet için bir hafta başka neden vazgeçer diye merak ederseniz;

%77’si fastfood’dan, %68’i çikolatadan, %58’i alkolden, %49’u kahvesinden vazgeçmeye hazır.

Sadece %22’si arabasından vazgeçerken, %17 seks yapmaktan, %9 ise duş almaktan vazgeçebileceğini söylüyor.

Akıllı telefon sayısı artmaya, mobil internet hızlanmaya ve mobil internet ekonomisi büyümeye devam edecek. Nesnelerin İnterneti kavramı yaşamımıza ciddi anlamda girmeye başladıkça her an online olmaya başlayacağız. Anı yaşamaktansa anı paylaşmak gitgide daha çoğumuzun tercihi olacak gibi gözüküyor.

Peki ya online olmak uğruna daha nelerden vazgeçeceğiz dersiniz?

Ozan Onat

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

FOMO’ya Karşı JOMO: Yapmak mı Olmak mı?

Hayatı kaçırmaktan değil yaşayamamaktan korkmalı. Dünya avucumuzun içindeki açık büfe. Bugünün teknolojisi ile elimizdeki akıllı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir