NELER OLUYOR

Amazonlar’ın Gandhi’si: Chico Mendes

“İlk başta kauçuk ağaçlarını kurtarmak için savaştığımı düşünüyordum, sonra Amazon ormanları için savaştığımı anladım. Şimdi farkına vardım ki aslında insanlık için savaşıyorum.”

Francisco Alves Mendes Filho ya da bilindiği gibi Chico Mendes (1944 -1988) Brezilyalı kauçuk toplayıcısı, işçi sendikası lideri ve çevreci. Hatta amazonların Gandhi’si diye de biliniyor.

***

1944’te, Amazon yağmur ormanlarının derinliklerinde, bir kauçuk işçisinin oğlu olarak dünyaya geldi. Dokuz yaşında kauçuk plantasyonlarında çalışmaya başladı.

Okuma yazması olan ve hesap yapabilen işçiler yetişmesi toprak sahiplerinin sömürü düzenine tehdit oluşturduğu için kauçuk plantasyonlarının çoğunda okul yasaktı. Bu nedenle, okumayı 18 yaşında öğrendi.

Henüz küçük çocukken isyancı bir kauçuk işçisinin toprak sahiplerinin milis kuvvetleri tarafından diri diri yakılmasına tanık olan Chico’nun sosyal adalet konusundaki duyarlılığı, zaman içinde siyasi bilince doğru evrildi.

Amazonlar'ın Gandhi'si: Chico Mendes

Chico, Amazonlar’da adil bir toplumsal düzen kurulabileceğine ve bunun ancak kapitalizmin Amazonlar’da giriştiği katliamın durdurulmasıyla mümkün olabileceğine inanıyordu.

Devlet desteğiyle sürdürülen orman katliamının karşısına çıkabilen tek güç, gene o ormanlarda yaşayan kauçuk işçileriydi. Brasileira Kauçuk İşçileri Sendikası 1975’te, Wilson Pinheiro başkanlığında kuruldu. Sendikanın genel sekreteri Chico Mendes’ti.

1976’da, Pinheiro önderliğindeki direniş hareketi empate (uzaklaştırma) adını verdikleri yeni bir eylem türü geliştirdi. Çoluk-çocuk, genç-ihtiyar iş makinelerinin, traktörlerin, elektrikli testerelerin önüne bedenlerini siper ederek ağaç katliamını engellemeye başladılar.

Manifesto niteliği taşıyan bu eylemler amacına ulaşmakla kalmadı, seslerini Brezilya geneline yaymalarını da sağladı. 

Amazonlar'ın Gandhi'si: Chico Mendes
İşçi lideri Wilson Pinheiro.

Ancak karşılarında öldürmekten çekinmeyen silahlı güçler vardı. Barışçıl eylemlerine bile ateş açmaya başlamışlardı. Faili meçhul cinayetler azalmıyor, artıyordu. Hareketin sacayağını oluşturan Pinheiro, Kardinal Moacyr ve Chico’nun karanlık güçlerin ölüm listesine girdiği söylentileri dolaşmaya başladı. Bu iş için kiralık katil tutmuşlardı.

Wilson Pinheiro 1980’de, sendika bürosunun içinde öldürülünce söylentilerin asılsız olmadığı ortaya çıktı. Öfke büyüktü, şiddetli bir isyan koptu. Eyaletin her yerinden işçiler Brasileira’ya akın etmeye başladı. İş çığırından çıkmıştı. Ordu olayları güçlükle bastırabildi. Bir gün içinde yüzlerce kauçuk işçisi tutuklandı. Chico ormana kaçıp ortalığın durulmasını bekledi.

Döndüğünde artık hareketin lideriydi. 

1985’te, Chico Mendes’in önayak olduğu 1. Ulusal Kauçuk İşçileri Kongresi başkentte toplandı. Amazonlarda varlığını sürdüren 1.5 milyon kauçuk işçisini temsil eden 150 delegenin başkentte yaptığı yürüyüş Brezilya gündemini aşıp uluslararası çevre hareketinin dikkatini çekti. Yaşam alanlarındaki daralmadan ormansızlaşmaya ve sağlık, eğitim, konut gibi gündelik sorunlara kadar bütün temel konuların tartışıldığı kongrenin sonunda Ulusal Kauçuk İşçileri Konseyi oluşturuldu. 

Chico’nun Brezilyalı antropolog Mary Allegretti ile birlikte olgunlaştırdığı ekstraktif rezervler fikri, koruma altına alınmış orman parçalarının kauçuk işçileri tarafından kooperatifler aracılığıyla işletilmesi esasına dayanıyordu. Toprak mülkiyeti kamuda kalacaktı. Kooperatifler sadece kauçuk üretimiyle sınırlı kalmayıp yabani ortamda yetişen yerfıstığı, ceviz gibi kuruyemişler, meyveler, bitkisel yağlar, doğal elyaflar vb. orman ürünlerini de üretecekti.

Aslında en genel hatlarıyla sonraları “sürdürülebilir kalkınma” kavramıyla anılacak olguyu tanımlamışlardı.

Chico Mendes, 1987’de, Amerikan sivil toplum örgütleri National Wildlife Federation (NWF) ve Environmental Defense Fund tarafından Washington DC’de düzenlenen uluslararası toplantıya davet edildi. Burada Dünya Bankası ve İnter-Amerikan Kalkınma Bankası yetkililerine ve Amerikan Kongresi temsilcilerine projesini tanıtma imkânı buldu.

Chico Mendes 1988’de, aralarında BM Çevre Programı’nın Global 500 onur ödülünün de bulunduğu bir dizi uluslararası ödüle layık görüldü.

Uluslararası övgüler arttıkça, tehditler de artıyordu. Evet, cinayet göz göre göre geldi. Hareketin pilot bölge olarak koruma altına almak üzere eyalet yönetimine resmen başvuruda bulunduğu bir arazinin mülkiyetine göz diken çiftlik sahibi Darly Alves da Silva tetikçisini bir kez daha yolladı. 

Amazonlar'ın Gandhi'si: Chico Mendes
Chico Mendes suikaste uğramadan kısa bir süre önce karısı Ilzamar ve oğlu Sandidinho ile birlikte.

Bu defa başardılar. 22 Aralık 1988, Chico Mendes’in hayattaki son günü oldu. Guardian gazetesinin muhabiri Tom Phillips eski defterlerini karıştırırken Chico’nun ona katilin adını aylar önce yazdırdığını tespit etti. İhtimal vermemişti. Dünyanın gözü onun üstündeyken olacak şey değildi. Ama oldu. 

Mendes’in ölümünün ardından yerlilerin mücadeleleri  ve Brezilya ormanlarıyla, tropik yağmur ormanlarının hızlı yok edilişi dünya kamuoyunda önemli bir yer edindi ve Mendes dünya çevreci hareketlerinin bir sembolü haline geldi.

Kendisi adına onlarca kitap yazıldı, belgeseller çekildi. Daha fazla detay için, öldürülmesinden 3 hafta önce yapılan röportajı da içeren voice of the amazon belgeselini izlemenizi öneririz.(İngilizce)

Bu yazının alıntılandığı metnin tamamını okumak isterseniz: https://www.birartibir.org/ekoloji/217-ilk-organik-ekososyalist

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı