1970’lerden Günümüze Bir Ütopik Kent: Arcosanti

Bir şehir hayal edin, girişinde sizi rüzgar çanlarının sesleri karşılıyor. Bu yerleşim yerinde büyük şehirlerde alıştığımız yüksek binalar yerine, küçük ve betondan yapılmış ilginç yapılar, büyük açık mahzenler, rengarenk yarı açık çatılar, amfitiyatro, yamaca gömülü küçük evler ve yemyeşil bir manzara bulunuyor. Sağlıklı görünen, her yaştan insan bu yapıların arasında dolaşıyor. Burası düşündüğünüz, tipik amerikan yerleşim yeri değil. Aslında burası dünyanın hiçbir yerinde karşınıza çıkabilecek bir yerleşim yeri değil.

Arcosanti

Ayrıca burada araba ya da cadde de yok. Herşey, birbirine patikalarla bağlı ve yürüme mesafesinde bulunmakta. Eğer isterseniz burada, meyve ve sebzelerinizi evinizin altındaki serada yetiştirebilir ve enerji kaynaklarını kendisi üreten evlerde yaşayabilirsiniz. Burası Arizona çölüne kurulmuş “Arcosanti” adlı çevre dostu kasaba.

Arcosanti
Paolo Soleri, detail, Mesa City Market (Arts and Crafts), 1961. Collection of the Cosanti Foundation. © Paolo Soleri

İtalyan mimar Paolo Solari, 1970lerde Arizona çölünün ortasında dünyanın ilk ekolojik kentinin tasarımını yaparak bir kentin dışarıya gereksinim olmadan, kendi kendine yetebileceğini ortaya koydu. O, mimari(architecture) ve ekoloji kelimelerini birleştirerek “arkoloji” adlı kavramı yarattı ve arkolojiyi kentsel yaşama uyguladı. Bu şekilde, yoğun, küçük, verimli, arabasız ve düşük enerjiye sahip yerleşim alanları ortaya çıkardı. Soleri 70lerde dünyanın her yerinden yüzlerce gönüllü öğrenci ile Arcosanti’yi inşa etmeye başladı.

Arcosanti

Bu projede tasarlanan yerleşim alanı, ekoloji ile kent kavramlarını en iyi şekilde birleştirmiş, 5000 kişiye yaşam alanı oluşturmayı planlayan ilk örneği oluşturuyor. Arcosanti tamamen otomobilden bağımsız, yaya öncelikli bir model. Yayaların yürümelerini kolaylaştıracak yürüme bantları, yürüyen merdivenler ve kaldırımlar planlanmış durumda. Tüm kent kompakt biçimde tasarlanmış ve en uzak mesafe yürüyerek 15-20 dakika. Bu yaratıcı çevre içinde apartmanlar, işyerleri, açık alanlar, stüdyolar, eğitim ve kültür tesisleri iç içe yer almakta. Seralar ise kışın ısıdan yararlanacak güneş toplayıcıları olarak işlev yapmaktadır.

Arcosanti

Arcosanti, çevre teknolojilerini ısıtma, soğutma, enerji, atık dönüştürme sistemlerini kullanarak, bilgi ve iletişim teknolojilerini konutlarında ve çalışma mekânlarında işlevlendiren, yüksek teknolojiyi ise çağdaş ve dönüşümlü malzemelerle kentin mimari detaylarında ve konstrüksiyonunda kullanan bir yerleşimdir. Kompakt bir kent oluşumu olan Arcosanti, açık ve kapalı mekânları özel ve benzersiz olarak tasarlanan, ekolojiyi ve yeni teknolojiyi esas alan örneklerden biri olmuştur.

Arcosanti projesi, zorlu çöl koşullarında kurulan ve gelişen, ütopik bir düşüncenin gerçeğe dönüşmüş önemli örneklerden biri olarak ele alınabilir.Arcosanti

Günümüzde farklı ülkelerden gelen öğrencilere yönelik mimari eğitimler ve dersler verilen şehirde aynı zamanda inşa çalışmaları da devam ediyor. 2013 yılında Soleri’nin ölümünün ardından proje çeşitli değişimlere uğrasa da özde aynı kalarak, bireysel ve özel şirket bağışlarıyla gelen paralar ve kente gelen ziyaretçilerden elde edilen gelir sayesinde devam ediyor.

Arcosanti şu anda tam bir sanat ve kültür merkezi durumunda. Burada her ay farklı bir etkinlik gerçekleştiriliyor. Klasik müzik oda orkestrası, tiyatro, bale, modern dans, sanat galerileri, canlı performanslar, resitaller ve festivaller bu etkinliklerden bazıları. Proje hakkında, insanları bilgilendirmek için, özel ve ya günlük turlarda düzenleniyor. Ayrıca bu gerçek ötesi kenti daha fazla keşfetmek isterseniz, evleri, gecelik ya da haftalık kiralayarak otel gibi kullanabiliyorsunuz.
Daha detaylı bilgi edinmek için videoyu izleyebilir ve oluşumun resmi web sitesi olan www.arcosanti.org ‘u ziyaret edebilirsiniz.

Yazıyı hazırlayan: Sibel Çağlar

KAYNAKLAR:

Merve Güleryüz – BİR ÜTOPYA HAREKETİ OLARAK EKO-KÖYLER

http://ecuk-ecuk.blogspot.com.tr/2008/12/1970de-gelecei-gren-adam-ve-arcosanti.html

YolveMacera

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Bodrum’u Sevdiren Adam: Halikarnas Balıkçısı

Yokuşbaşı’na geldiğinde Bodrum’u göreceksin, Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler, Akıllarını …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir